<bgsound src =""http://dl3.hemenpaylas.com/7269210263/23309/Cendere-Hayal.mp3"">
TÜRK GENÇLİĞİ TEŞKİLATI


Blogcu - Turkce ucretsiz blog Guncel bloglar Aktif blogcular Ucretsiz blog


TÜRK GENÇLİĞİ TEŞKİLATI

         

2/2/2007 - İNTERNET BASININA DUYURU!!!!!!

 

Sitemizi takib eden değerli ziyaretçiler.Hepinizin bildiği gibi yaklaşık iki yıldır Türk milletini; içimizdeki ve dışımızdaki hain topluluklarına karşı bilinçlendirmeye ve bilgilendirmeye çalıştık.Üzülerek! görüyoruz ki; bu çabalarımızın,emeğimizin karşılığını maalesef! alamadık.Bunun nedeni ;medya(televizyon,gazete,internet) tarafından beyinleri kuşatılarak hipnotize edilmiş,ülkesinin işgal altında olduğunu ve geleceğinin ipotek altına alındığının bile farkına varamayacak kadar aciz, bu gidişe dur! diyemeyecek kadar yüreksiz!,ben TÜRKÜM demekten korkan,bir millet haline gelmemizdir.

 

Değerli ziyaretçilerimiz;2005 yılında başladığımız bu mücadelede,hepinizin bildiği gibi bir çok zorlukla karşılaştık.Bilgilendirme yazılarımız engellendi,kürt terör örgütü pkk yanlısı kürtlerden bir çok tehdit mesajları aldık.(Bunların bazılarını sitemizdeki yorumlardan öğrenebilirsiniz).Kısıtlı imkanlarımızla milletimize bilgi vermeye,bilinçlendirmeye çalışarak bu vatan için ölümle dans ettik.Bizden sonra,bir çok oluşum ortaya çıktı.Kuvayi milliye ruhuyla ortaya çıkan(ortaya çıkartılan!) oluşumlar.Türkçü,ülkücü, kimliği ile oluşan(oluşturulan!) birlik hareketleri vs.bunları hepimiz yakından izledik ve çok şaşırdık.Adeta bir milli ruh patlaması yaşandı.Peki patladı da NE OLDU?..Vatanı kurtardılarmı?..Hain kürt,ermeni,AB, hareketlerini,eylemlerini ENGELLEDİLERMİ?.Okuma yazma bilemeyen fakat T.C.Anayasasını su gibi bilen kürt terör örgütü yandaşı kürtler,istedikleri zaman,büyük şehirlerimizde, özgürlük adına demokrasi adına(illegal olarak) 500-1000 kişi bir anda! toplanarak, insanlarımızı otobüslerde yakmaya teşebbüs ederek ortalığı cehenneme çevirirlerken,vergilerimizle yapılan milli servetlerimize zarar verirlerken,gençlerimizi uyuşturucu tuzaklarına çekerlerken,esnaflarımızdan kürt mafyası kimliği ile haraç toplarlarken,insanlarımızı gasp ve tecavüz rezilliğine maruz bırakırlarken,sahil şehirlerimizin tümünü ele geçirip kanlı paralarını aklarlarken,daha saymakla bitiremeyeceğimiz insanlık dışı eylemlerini yaparlarken,büyük imkanlara sahip iddalı söylemlerle yola çıkan 5 yıldızlı otellerde eylem planları yapan fakat ayılınca! Ne söylediklerini bile unutan SANAL-I MİLLİYE(sanal alemin sanal kahramanları)bu BALON oluşumlar! Bir tek gün olsun yasal olarak!! Meydanlarda,beyni uyuşturulmuş hipnoz altındaki Türk milletini UYANDIRDILARMI?.Hükümetten bunların hesabını SORDULARMI?

 

Özel büro! kuranlar,kendilerine vatan savunucuları diyenler,kendilerinin ve okuyucularının veya üyelerinin bildiklerini, yine kendi sanal dünyalarında birbirlerine anlatan, yazan, Sanal-ı milliye yazarları!,site yöneticileri!,güvenlik birimleri oluşturanlar,takma isimlerle istihbaratçılık oynayanlar,senaryolar kurup figüran arayanlar,intikam tugayları hatta orduları kuranlar,ben, bilmem ne vatansever derneğinin başkanıyım,yönetim kurulundayım.kurucusuyum diyen koltukçular!,devşirme özel harp raportörleri ve dezenfermasyon memurları ve yine burada sayamadığımız bütün çizgi roman kahramanlarına SORUYORUZ!!.Bu güne kadar oturduğunuz yerden,sağdan soldan gazete haberleri ve komplo teorilerini toplayarak sanal dünyaya akıtmaktan başka, bu vatan ve Türk milleti için NE YAPTINIZ?..

 

Benim,bakkal Ali!m,lokantacı Veli’m,çiftçi Hüseyin’im,emekli Ayşe teyzem,işçi Mehmet’im,üst komşum Hıdır amcam, nereden bilsin,her yerde gördüğü ve hayatında elini bile sürmediği bilgisayar denen bir makineden sanal olarak!!vatan kurtarılıp,hainlerle savaşıldığını.Bu insanlarımızın tek yaptığı şey malesef!,akşam evine gidip,ülkenin durumunu televizyondan öğrenmek ve “Allah kahretsin bunları,ülke elden gidiyor ve kimse bir şey yapmıyor.Ah! Atatürk olsaydı..” demek.Bu insanlarımıza ulaşmak!!,bilgilendirmek için NE YAPTINIZ? Gerçek hayatta,yapanların nasıl yaptıklarını(legal olarak!) görüp hiçmi UTANMIYORSUNUZ?

 

Size önerimiz;açın kitapları okuyun beyefendiler hanımefendiler!!.Bu vatan nasıl kurtarılmış?

 

SİTEMİZİN YAYININA BURADA SON VERİYORUZ.

 

Bize göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz..

 

“Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.”

 

                                                                      MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

 

Not:Şikayet ve önerilerinizi( http://groups.google.com/group/tgt_haber) adlı haberleşme grubumuza üye olup iletebilirsiniz.

 

 

 

                                                                            

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/12/2006 - YENİ KÜRDİSTAN'I TÜRK HALKININ PARASIYLA FİNANSE ET FORMÜLÜ!!!!

Kategori: pkk

 

Bu güne kadar yok bomba patladı, yok isyan çıktı, yok bilmem ne oldu diye
seyrettiğimiz Diyarbakır, hiç bu kadar önemli bir tehlikeyle karşı karşıya
kalmamıştı.

İsyan çıkar bastırırsın, yangın çıkar söndürürsün, ama bu durumun altından
nasıl kalkarlar Allah bilir...

NE Mi OLDU?

Özel olarak planlanmış özerk bütçesine kavuştu. Bu bütçe, vakıflar, anonim şirketleri ve meşhur belediye teşebbüsleriyle faaliyete geçirildi. Bildiğiniz üzere her belediyenin kendine has bütçesi, teşebbüsleri falan vardır. Şu anda Diyarbakır belediyesinin kurduğu Diyar AŞ’ye oluk oluk dış kaynaklı sermaye akmaya başladı. Yakın gelecekteki hedefleri borsaya açılmak.

 

Bu ne demek oluyor?
Bu demek oluyor ki, bir nevi Kürdistan hisse senedi çıkaracaklar. Dış yatırımcı, iç yatırımcı, kürt türk demeden herkes çılgın gibi hisse alıp "Diyar AŞ" ye çığ gibi para akıtacaklar. Çünkü dış kaynaklı yatırımcılar tarafından desteklenecek bir oluşum.
Bir altın yumurtlayan tavuk.. Son yüzyılın şahane bir bulusu... Yeni Kürdistan’ı Türk Halkının parasıyla finanse et! Formülü.

Neden mi?
Çünkü bu hisseden çok para kazanacağını bilen her yatırımcı kazandığı
paraya bakacak. Kimin umurunda Kürdistan’ı finanse etmiş etmemiş.. Herkes
cebinin dolduğuna bakacak.

Bu şirket henüz borsaya açılmadan bir ayda 2 milyon YTL ciro yaptı. Bu cironun %80i net kar. Çünkü yaptıkları hiçbir şey yok!!, havadan para transferi, Bir nevi para aklama ve alternatif transfer..Bir yıllık ciro hedefleri 1 milyar euro!!! Evet yanlış duymadınız. Borsaya açılmadan 1milyar euro. Önümüzdeki senenin sonunda bahse girelim.,4milyar euroya ulaşır. Yani İstanbul belediye işletmelerinin tam 4 katı  büyüklükte bir ciro... Üstelik İstanbul gibi ortada üretilecek bir şey de yok. Diyarbakır ayni Diyarbakır...

Bu para ne mi olacak?
Hayal gücünüze bırakıyoruz.
4 milyar euro cirosu olan bir Baydemir. Örnek verelim: Apo köpeği(!) ömr-ü hayatında değil 4 milyarı, 500 milyon euroyu dahi bir arada görmemiştir. Yani bizim sümüklü Baydemir, olacak ekselans Baydemir.Ekselans kime denir? Büyükelçiye!!!

Başka bir örnek verelim, bu paranın karşısında hiç bir hukuk sistemi, hiç bir askeri otorite duramaz,örneği yoktur. Bu para ile istediğiniz devletin istediğiniz kurulusuna
tesir edebilirsiniz. Koç,Sabancı falan filan dahi, böyle bir gücün yanında titrer.
Çünkü o adamlar bundan daha fazla cirolara sahip olmalarına rağmen, paralarını ticarette döndürdüklerinden toplu olarak servete hükmedemiyorlar. Yani kendi paraları sağda solda bağlı.. Fakat Baydemir elinde toplanacak olan bu paranın maksadı belli. Kullanacakları yer belli..

Bu konudan anlayanlar otursun kafa yorsun. Yazın yazabildiğiniz kadar belki bir kaç yurtsever duyar ve bir önlem alır. Yoksa birkaç yıl içinde YURTSEVER olmak  bu güce karşı koymaya yetmeyecek.

 

Saygılarımızla;

 

 

Yorum (9) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/11/2006 - SEL FELAKETİ İÇİN TOPLANAN PARALAR KANDİL'ME AKIYOR?

Kategori: pkk

Yalancı Pkk'nın mumu yatsıya kadar bile yanamadı!...

Avrupa Birliği’nin terör örgütleri listesindeki PKK’nın televizyonu Roj TV, ekranlarına taşıdığı yalan haberlerle Kürtleri kışkırtmaya devam ederken, “Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi” esaslarını ihlal etmeyi sürdürüyor.

18 Ekim 2006 günü Roj TV’nin akşam haber bültenlerine şöyle bir haber yansıdı; “Mardin'in Nusaybin ilçesinde bir toplu mezar ortaya çıktı. Köylüler, 17 Ekim günü Antalya'da ölen bir akrabalarını defnetmek için, Koru (Hırebra Baba) köyü civarındaki mağaraların bulunduğu bölgede mezar kazmaya başladı. Ancak kazılan yer 3 metre genişliğindeki bir mağaraya denk geldi. Mağaranın taşını kıran köylüler, içinde onlarca cesede ait kemiklerin bulunduğu bir toplu mezara rastladı. Toplu mezardaki kemiklerin, '1915 yılında Osmanlı Ordusu tarafından katledilen Ermenilere ait olduğu' tahmin ediliyor.”

“Nusaybin ilçesine bağlı Koru köyünde bir toplu mezar ortaya çıktı!..” Aslında haber bu kadar!.. Ancak, geçmişte birçok benzer örneklerinde olduğu gibi, PKK televizyonu Roj TV, bu haberi, araştırmaya, mezar ile ilgili incelemeleri beklemeye gerek duymadan, Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi’nin “tarafsızlık” ve “çok yönlü” habercilik ilkelerini hiçe sayarak, PKK propaganda merkezinin talimatına uygun şekilde ekranlara yansıttı.

Ancak, daha önce olduğu gibi, bu defa da, gerçeklerin kamuoyuna aksetmesi gecikmedi ve PKK-Roj TV’nin yalanı, yatsıya kadar bile yanmadan ortaya çıktı. Mardin’in Nusaybin’e bağlı Akarsu Beldesi Koru Köyü’nde 18 Ekim 2006 tarihinde ortaya çıkarılan toplu mezar ile ilgili araştırmalarını tamamlayan bilim adamları, konu ile ilgili ayrıntılı bir rapor hazırladılar.

Bakınız, PKK televizyonu Roj TV’den kamuoyuna duyurulan haberin aslı, uzmanlar tarafından hazırlanan Bilimsel Rapor’da nasıl ortaya konuluyor; “Toplu mezara ilişkin yapılan inceleme sonucunda, mezarın, Nusaybin ilçesine bağlı Koru Köyü’nün doğusunda bulunan onlarca kaya mezardan biri olduğu tespit edilmiştir. Ortaya çıkarılan kaya mezarların, geç Roma dönemiyle erken Bizans dönemi aile mezarları olduğu belirlenmiştir. Bu mezarın, benzer örneklerine çevre köylerde de sık sık rastlanılmaktadır. Anadolu mezar geleneği içerisinde kaya mezarları, ayrı bir özellik sergilemektedir. Anadolu uygarlıklarına ait kaya mezarları, kişilerin ekonomik durumları ve sosyal konumlarına göre farklı mimari yapı özellikleri taşımaktadır. Binlerce yıl öncesine ait olduğu tespit edilen kaya mezarları ile ilgili haber, PKK televizyon kanalı (Roj TV) tarafından provoke amaçlı olarak kamuoyuna yanlış yansıtılmış olup, gerçekle ilgisi bulunmamaktadır.” (Güneydoğu Ekspres Gazetesi, 4 Kasım 2006)

Evet, bilim adamlarının raporu “Roma ve Bizans dönemine ait kaya mezarlar olduklarını” ortaya koymaktadır.

Bakalım, PKK televizyonu bu bilimsel raporu da kamuoyuna yansıtıp, özür dileyecek mi?.. Hiç sanmıyorum, çünkü PKK-Roj TV’de bu tür yalan haberlere daha önce de rastlamıştık.

Hafızalarımızı şöyle bir yoklayalım!..

Roj TV’nin 12 Nisan 2006 tarihindeki haber bülteninde “Rize’de linç girişimi” başlığı altında yayınlanan haberde; “Ağrı/Patnos doğumlu Faruk Amedi isimli şahsa, sırf Kürt orijinli olduğu gerekçesiyle saldırıda bulunuldu. Cadde ortasında darp edilerek kanlar içinde bırakılan Kürt orijinli Faruk Amedi’nin sık sık belirsiz saldırılara maruz kaldığı belirtildi” denilmişti.

Savcılığa intikal eden olay sonrasında ise, Faruk Amedi’nin, Nusret Özyiğit tarafından Rize/Belediye Parkı içindeki çay ocağında darp edildiği, iki şahsın aralarının bir alışveriş nedeniyle açık olduğu, Faruk Amedi’nin başında basit bir müdahale ile iyileşebilecek şekilde bir yara bulunduğu, Faruk Amedi’nin davacı olmaması nedeniyle Nusret Özyiğit’in serbest bırakıldığı ortaya çıkmıştı.

PKK-Roj TV, sadece yalan haberler yaparak kamuoyunu yanıltmıyor, Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi’ne aykırı şekilde, insanların bizzat isimlerini vermek suretiyle “öldürülmeleri” yönünde “hedef” de gösteriyor.

Güvenlik güçlerinin Cudi Dağı’nda gerçekleştirdiği operasyonlara ilişkin PKK tarafından 3 Nisan 2006 tarihinde yayınlanan basın açıklaması, aynı akşam Roj TV’nin haber bültenlerinde ekranlara yansıdı; “30 Mart 2006 tarihinde Şırnak’a bağlı Cudi Dağı’na yönelik Türk ordu güçleri tarafından kapsamlı bir operasyon gerçekleştirilmiştir… Gite köyü korucularından N.T. ve C.K. (yayında şahısların isimlerine açıkça yer veriliyor) Türk Ordu güçlerinin operasyonu öncesinde PKK güçlerini ihbarda bulunmuş ve bu operasyonda aktif rol oynamışlardır…” (Bu şahısların can güvenlikleri açısından ad ve soyadlarının sadece baş harfleri verilmiştir.)

Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi’ni ihlal eden bu yayınlar, PKK-Roj TV ilişkisini net bir şekilde gözler önüne sererken, bugüne kadar ifade özgürlüğü kapsamında Roj TV’yi kapatmamakta direnen Danimarkalı yetkililerin, “Avrupa Sınır Ötesi TV Sözleşmesi” esasları ve terörizmle mücadele kapsamındaki uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ortaya konulan yeni belgeler ışığında, Roj TV’nin kapatılması yönündeki taleplere daha gerçekçi yaklaşması bekleniyor.

Küçücük bir ilave!.. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşanan sel felaketinde hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet dilerken, felaket konusunda taraflı haberler veren ve “doğal bir afeti” dahi Devlet aleyhine propaganda malzemesi olarak kullanmaya çalışan PKK yayın organlarını şiddetle protesto ediyorum.

Belediye Başkanı oldukları il, ilçe veya beldelere hizmet etmek yerine, günlerini Avrupa ülkelerinde PKK ve Abdullah Öcalan için harcayan, vatandaşlardan toplanan vergileri altyapı çalışmaları yerine, yurt dışı seyahatlerinde harcayan HADEP-DEHAP’lı belediye başkanlarına karşı başta Kürtler olmak üzere, Türkiye kamuoyunu tepki göstermeye ve PKK’nın “provokasyonlarına” karşı herkesi uyanık olmaya çağırıyorum.

En büyük korkum; PKK ve uzantısı Heyva Sora Kürdistan ile belediyeler tarafından “sel felaketi”nin yaralarını sarmak için başlatılan kampanyalarda toplanan yardım paralarının, Ramazan, Kurban, deprem vb. örneklerde olduğu gibi, bu defa da “Kandil Dağı”ndaki PKK saltanatına aktarılması…

 

Emre Atatuğ

emreatatug@gmail.com

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/11/2006 - PKK BU KEZ BAŞARAMADI!!!

Yolcu Trenine Kanlı Eylem Hazırlığındaki 3 PKK’lı İran’da Yakalandı!..”

Örgütsel taktik gereği mevsimsel “ateşkes” kararı almasına rağmen Türkiye’de mayınlama eylemlerini sürdüren PKK, İran’da da sivilleri hedef almaya devam ediyor. Ancak kana doymayan PKK’lılar, bu defa başarılı olamadan yakalandılar.

İran’ın önde gelen “Kayhan İnternational” gazetesinde yayınlanan (19 Kasım 2006) habere göre, İran-Türkiye demiryolu hattının, Türkiye tarafındaki Kapıköy sınır kapısının karşısında bulunan İran’ın Kotur bölgesindeki bölümünü patlayıcılarla tahrip etmeyi planlayan 4 PKK mensubunun, eylemi gerçekleştiremeden güvenlik güçlerince yakalandıkları belirlendi. PKK’lıların ilk ifadelerinde, yolcu trenini hedef aldıkları ortaya çıktı.

İran’ın, PKK’ya yönelik operasyonlarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Batı Azerbaycan Eyaleti Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Reşidi, Kayhan İnternational Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, bir ihbarı değerlendiren güvenlik birimlerinin yolcu trenine eylem hazırlığındaki 3 PKK mensubunu 20 kilogram TNT patlayıcıyla birlikte yakaladığını belirterek, yakalanan PKK’lıların Türkiye’ye iade sürecinin başlatıldığını vurguladı.

İran İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Asger Ahmedi ise, Cumhuri İslam Gazetesi’ne yaptığı açıklamada; “Terör örgütü olarak ilan edilen PKK’nın, İran ve komşu ülkelerin toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine karşı yürüttüğü faaliyetlere izin verilmeyecektir. İran, terörle mücadelede Türkiye ile aynı saflarda yer alıyor. Geçen bir yıl içerisinde İran’da yakalanan 52 PKK mensubu Türkiye’ye teslim edilmiştir. İran topçusu, PKK’nın yuvalandığı Kandil Dağı’nı bombalamaya devam edecektir” diyerek, İran’ın PKK’ya yönelik tutumun daha da sertleşeceğinin işaretlerini verdi.

Bu arada, Türkiye’yi ziyaret eden İran eski Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin basın-yayın organlarına yansıyan açıklamasında; “PKK terörü sadece Türkiye’nin değil, bölgenin sorunudur. İran, bu sorunun bitirilmesi için Türkiye ile yakın işbirliği içerisindedir” derken, Irak’ın üçe bölünmesi ile ilgili senaryolara ilişkin olarak da, “Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti kurulmasına İran hiçbir zaman izin vermeyecektir. Böyle bir girişimden en büyük zararı Kürtler görecektir. İran, bölgede barış ve huzur için Irak’ın toprak bütünlüğünün korunmasından yanadır” diyerek, İran’ın yaklaşımını net bir şekilde ortaya koymuştur.

Geçen hafta İran basınına yansıyan bir haberde, İran güvenlik birimlerinin öldürülen her PKK’lı için 5 bin dolar verdiği, bu nedenle Urumiye başta olmak üzere İran’da yaşayan Kürtlerin de güvenlik güçleri ile birlikte PKK’lı avına çıktıkları öne sürüldü. Bu nedenle PKK’lıların mecbur kalmadıkça çatışmalarda ölen mensuplarının cesetlerini çatışma alanında bırakmadıkları ve yanlarında götürdükleri belirtiliyor.

Emre Atatuğ

Araştırma Uzmanı

emreatatug@gmail.com

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/11/2006 - PKK ÖRGÜT ÜYELERİNİN İP ADRESLERİ

Kategori: pkk

85.98.38.106    Diyarbakir          dsl.dynamic859838106.ttnet.net.tr
85.104.90.175   ANKARA              dsl85-104-23215.ttnet.net.tr
85.104.57.219   ANKARA              dsl85-104-14811.ttnet.net.tr
81.215.100.106  Diyarbakir          dsl.dynamic81215100106.ttnet.net.tr
85.96.90.26     ANKARA              dsl.dynamic85969026.ttnet.net.tr
85.101.29.191   ANKARA 
193.140.50.87   Gaziantep          
88.232.66.181   ANKARA                   41.583N,  32.650E  
85.101.200.167  ANKARA                (dhkp-c örgüt üyesi)
85.106.178.73   ANKARA              dsl85-106-45641.ttnet.net.tr   (dhkp-c örgüt üyesi)
85.108.129.19   ANKARA             ( tak)

 

Saygılarımızla...

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/11/2006 - SEL FELAKATİ VE PKK PROVAKASYONU!!!!

Turkiye’nin dogusundan batisina, kuzeyinden guneyine son bir hafta icerisinde sel felaketi yasaniyor. Insanlarin en cok kenetlenecegi, en cok birbirine, devletine, vatandasina sahip cikacagi zaman boylesi zamanlardir. Herkes yarasini sarmaya calisiyor. Ancak insanin dogayla mucadelede yenilisini gosteren trajik sahneler, tabii ki Turkiye’de yasayan ve insanim diyebilen herkesin yuregini sizlatiyor.

Televizyon ekranlarina ve gazetelere yansiyan haberlere soyle bir bakildiginda, bolgedeki vali, kaymakam, asker, polis, doktor, ogretmen el ele vermisler, vatandaslar icin yapilmasi gerekeni yapmaya calisiyorlar, magdur vatandaslarin yaralarina bir nebze merhem olmak icin cirpiniyorlar.

Batman, Diyarbakir, Urfa, Sirnak, Mardin, Cinar ilcesi… Yine televizyon ekranlarindan izliyoruz, bazi yorelerde insanlar, gecmiste oldugu gibi, bugun de PKK’nin provokasyonuna geliyor ve sel felaketi ile ilgili olarak devlet yetkililerini sucluyor. Hatta Batman da, PKK oyununa gelen bazi insanlar kaymakamlik binasini tasliyorlar.

Ama, kesinlikle adres yanlis… Kaymakamin, bir ilin asayisinden sorumlu olduguna, il, ilce ve beldelerin alt yapisindan ve imarindan sorumlu olanlarin belediye baskanlari olduguna dikkat cekmek istiyorum.

Bu nedenle, kaymakamlik binasini taslayanlarin, gidip Diyarbakir, Batman, Sirnak, Urfa belediye baskanlarinin karsisina dikilip; “Secimlerde bize hizmet sozu verdiniz. Biz de inandik, oylarimizi verdik ve sizleri belediye baskani yaptik. Niye yolumuzu, kanalimizi, bendimizi yaptirmadiniz? Gerekli imar calismalarini yapmadiniz? Vergilerimizi ne yaptiniz? Devletten aldiginiz paralari nerelere harcadiniz?... Sizin asil isiniz belediye hizmetleri degil mi? Bolgenin sosyal, ekonomik, kulturel yonden kalkinmasi icin projeler uretmek yerine, vatandasin hizmetleri icin ayrilan paralari Avrupa ulkelerinde, yok PKK sorunu, yok Kurt sorunu bahaneleriyle yemekten utanmadiniz mi? Bugun sel felaketi sonrasinda bolgede yasanan insan manzaralari yureginizi sizlatmiyor mu mu?...” demeleri lazim…

Sorulari artirmak mumkun, ama bolgedeki Belediye Baskanlarina vatandaslarin hesap sormasi da biraz guc gorunuyor. Niye mi? Cunku demokrasi, insan haklari kavramlarini her firsatta dillerine dolayan bu belediye baskanlari PKK’nin silahli adamlari tarafindan korunuyorlar? Vatandas, birakin bunlarla konusmayi, belediye binalarinin onunden gecemiyor.

Gostermelik de olsa, onceden haber verilen ve orgut sempatizani vatandaslari ziyaret ediyorlar, sorunlari dinliyormus gibi gorunup, PKK endeksli vatandasi devlet aleyhine kiskirtmaya yonelik propaganda yapmayi ihmal etmiyorlar.

PKK’nin yayin organlarina soyle bir goz atiniz lutfen… Dogal bir afet olan sel felaketini sanki Devlet yapmis gibi yansitiliyor. Sanki, camurlar altinda kalan yuzlerce vatandasi PKK’lilar ve belediye baskanlari kurtardi… Magdur vatandaslarin yiyecek, giyecek, barinma ihtiyaclari icin bolgede gorevli tum birimlerin seferber oldugu, yardim kuruluslarinin bolgeye akin ettigi ile ilgili tek bir haber yok. PKK yayin organlarinin, “tek yonlu” ve “orgut propagandasi”nin otesine gecemeyen habercilik anlayisi, bugun basta Kurtler olmak uzere, ulusal ve uluslararasi kamuoyu tarafindan ciddi sekilde sorgulaniyor.

Avrupa ulkelerinde gelir kaynaklari yakin takibe alinan ve araliksiz operasyonlar sonucunda buyuk darbe yiyerek finansman krizi yasayan PKK, “sel felaketi”ni bahane ederek, “bagis” adi altinda kampanyalar baslatti. PKK’nin emrindeki Heyva Sora Kurdistan’in onculugunde yurutulen kampanya sonucunda toplanan paralarin, gecmiste oldugu gibi, bu sefer de Kandil’e akitilacagi ve gercek anlamda ihtiyac sahibi insanlara ulastirilmayacagi konusunda Kurtleri uyarmak istiyorum. “Mahmur Kampi” icin toplanan paralarin, “depremzedeler” icin toplanan paralar, Ramazan ayinda fakirler icin toplanan paralarin Kandil ya da Avrupa’daki orgut yoneticilerinin İsvicre’deki banka hesaplarina aktarildigini, ya da orgut sorumlularinin sevgililerinin boyunlarinda kolye olarak yer aldigini hatirlayalim.

Belediye Baskanlarinin, PKK’nin degil, vatandasin baskani olduklarini unutmayarak, PKK icin degil, bolgenin imari ve kalkinmasi icin kafa yormalari gerektigini hatirlatmak istiyorum.

Doga, ozellikle Dogu ve Guneydogu Anadolu bolgelerinde cok acimasiz, ancak asil acimasiz olanlar, yillarca “deprem”, “bayram” vb. ozel gunler bahane edilerek toplanan paralari ve vergileri PKK’ya aktaran, belediye baskani olduklari il, ilce, beldelere hizmet etmek yerine, gunlerini Avrupa ulkelerinde PKK ve Abdullah Ocalan icin harcayan, HADEP-DEHAP’li belediye baskanlarina karsi, basta Kurtler olmak uzere, Turkiye kamuoyunu tepki gostermeye ve PKK’nin “provokasyonlarina” karsi ozellikle bolgedeki insanlari uyanik olmaya cagiriyorum.

 

Emre Atatuğ

Araştırma Uzmanı

emreatatug@gmail.com

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/10/2006 - TÜRKİYE HARİTASI!!

Kategori: guncel

 

Küçülmeyeceğiz,parçalanmıyacağız,BÜYÜYECEĞİZ...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/9/2006 - SON KALE!!!!!!

Kategori: pkk

Değerli ziyaretçilerimiz ekim ayı itibariyle  bilgilendirme yazılarımız başlayacaktır.İlk konu başlığımız “Son Kale” çarpıcı bilgileriyle sizleri  derinden etkileyecektir. Bu yazımızda ,PKK(Piç Kürt Köpekleri)’ya karşı ayakta kalan son kalemiz Türk Silahlı Kuvvetlerinin onurlu mücadelesine tanık olacaksınız. PKK(Piç Kürt Köpekleri) tarafından işgal edilen şehirlerimizin nasıl yaşanmaz hale geldiğini, PKK(Piç Kürt Köpekleri)’nın dağda yaşayan üç beş çapulcu olmadığını,güzel yurdumuzun her bir şehrinin nasıl PKK(Piç Kürt Köpekleri) tarafından işgal edildiğini üzülerek okuyacaksınız….Unutmayın! Araştırma kaynakları ve uzmanlar,önümüzdeki 11-12 yıl içinde Türkiye’nin bütünüyle Kürdistan olma yoluna gireceği gerçeğini önemle vurguluyorlar.Lütfen buna izin vermeyelim.Çevremizde olup bitenlere daha duyarlı yaklaşalım.Yüce atamız M.Kemal ATATÜRK’ün emanet bıraktığı vatanımıza sahip çıkalım….

 

Saygılarımızla…

TGT Yönetim…

 

Yorum (10) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

3/9/2006 - GENELKURMAY BAŞKANLIĞI-BASIN AÇIKLAMASI

Kategori: guncel

TARIH            : 2 EYLÜL 2006
NO                  : BA- 21 /06

      Bazı basın-yayın organlarında yer alan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla Atatürk Kültür Merkezi'nde icra edilen Resmi Geçit Törenlerinde geçmiş yıllardaki törenlerden farklı bir protokol düzenlemesi yapıldığı şeklindeki haber ve yorumlar gerçeği yansıtmamaktadır.

      

Saygıyla duyurulur.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/3/2006 - KARA SESCİLERİN SON MARİFETİ

Kategori: irtica

 1983 yılında Almanya’ya gelerek iltica başvurusunda bulunan Metin Kaplan, 1995 yılı içerisinde babası Cemalettin Kaplan’ın ölmesinin ardından “İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği”nin (ICCB) yönetimine geçerek kendisini “halife” ilan etmişti.

Bu halife, yoksul olduğu gerekçesi ile Köln Şehir İdaresine başvurarak yardım talebinde bulunmuş ve yaklaşık 170 bin Euro yardım almıştı. Daha sonra evinde yapılan bir aramada ise 2 milyon Euro nakit para ve mücevher bulunmuştu.

ICCB halifesi M. Kaplan’ın marifetleri bununla bitmedi; rakibi İbrahim Sofu’nun (O da kendisini M. Kaplan’a karşı halife ilan etmişti) öldürülmesi ile ilgili olarak 14 Kasım 2000 tarihinde, “cinayete azmettirmek” suçundan, Almanya’da, 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sonrası ise malum; 12 Ekim 2004 tarihinde, Almanya’dan sınır dışı edilerek, Türk makamlarına teslim edildi.

Bu günlerde ise, bu güzide (!) cemaatten, İbrahim Sofu’nun müritlerine yönelik olarak gerçekleştirilen operasyonda yakalanan şahıslara emniyet makamları tarafından, örgüt mensubu olmalarının yanısıra hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, sahte belge düzenleme, tarihi eser kaçakçılığı ve küçük yaşta kız çocuklarını alıkoyma gibi suçlarından işlem yapılacak.

İbrahim Sofu’nun müritleri, çocuklarını “kafirlik öğretiliyor” diyerek okula göndermiyor fakat bu din kisvesi altında halkın duygularını istismar aracı yapanların evlerinde yapılan aramalarda; tarihi eser nitelikli sikkelerin yanı sıra camilere ait çok sayıda halı ve kilim bulunuyor!..

Cemalettin Kaplan’ın “kara ses” olarak tanınması boşuna değilmiş. Onun cemaatinin uzantıları da kapkara yaşamları ile gerçek Müslümanları utandırmaya devam ediyor.

E.Hakan Göktan

Araştırmacı-yazar

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

HAKKIMIZDA

TÜRK GENÇLİĞİ TEŞKİLATI

Google Gruplar Beta
TÜRK GENÇLİĞİ TEŞKİLATI HABER GRUBU grubuna kayıt ol
E-posta:
Bu grubu ziyaret et

KATEGORİLER


PKK
İRTİCA
GÜNCEL

TÜRK GENÇLİĞİ TEŞKİLATI RESİM GALERİSİ


RESİMLERLE PKK
RESİMLERLE İRTİCA

 MESAJ KUTUSU